|
 |
 |
Okunma |
|
646
|
Bu yazıyı okumadan önce  Hayatın bir ayna olduğunu düşün  Doğduğundan beri aynanın karşısındasın  Hep aynaya baktın ama küçükken aynayı tanımıyordun henüz  Büyüdükçe aynaya bakmakla birlikte; onun, senin yüzüne yansıttıklarını da görmeyi öğrendin Hep birileri oldu arkanda ve hep sen vardın karşında  ;"Kendi kendimizle yarışmadayız gülüm "dediği gibi Nazım Hikmet'in , sen de hep kendinle boy ölçüştün aynana bakarak  Kimi gün çok sevdin aynadaki görüntüyü, kimi gün nefret ettin  Ama ne olursa olsun hep aynanın karşısındaydın, ona bakmaktan vazgeçmeyi istediğin anlarda bile   Aynada yansıyan yüzler değişti zamanla, sen de değiştin çünkü  Ama ayna hep sırdı ve gelecek günler hangi yüzleri yansıtacak, bilinmezdi  Oysa geçmişteki izler birer birer yer etmişti aynana  Sen baktıkça bu günü değil, geçmişini de görmeyi öğrendin giderek  Ama bazı yüzler hep aynı yerdeydi; en özel, en güzel köşelerde  Buralara da sen yerleştirmiştin onları; çünkü, o senin aynandı ve ancak senin sevgini, inancını, yüreğini kazanana yer vardı aynanda  Sonra  Bir gün geldi, sen aynandaki görüntünün seni geçmeye başladığını fark ettin  Oysa ki o, yalnızca bir görüntüydü ve "Gerçek Sen" o siluet karşısında iyice küçülmüştün  Bunu kabullenemezdin ; çünkü hayatı geriden takip etmek sana göre değildi  Yetişmek istedin, yapamadın  Çünkü ayna, birinin seni tuttuğunu yansıtıyordu yüzüne  Görüntünün seni geçtiği her saniye aynandaki o en özel, en güzel yüz silinmeye başlıyordu  Öyle bir an geldi ki; sen, o en güzel yüzün görüntüsünü tanıyamaz oldun  Sanki artık yok gibiydi  Yine bir gün; o en özel yüzün silindiğini gördün  Evet, tamamdı artık, kendi görüntüne yetişebilirdin  Ama  Bir anda büyük, korkunç bir ses duydun  Aynan paramparça olmuştu  Anıların, aynana yerleştirdiğin tüm o görüntüler ve sen  Dağılmıştınız dört bir yana  Kırık dökük bir geçmiş vardı karşında  O yüzdü bunları yapan; oysa sendin o yüzü aynandan çıkaran  Ağlamaya başladın  Herkes o yüzün aynandan silinmesine ağladığını sandı ama aslında seni ağlatan aynanın bir sürü parçaya ayrılmasıydı  Çünkü o parçalar anılarının her köşesine öyle bir dağılmışlardı ki; sen bir daha asla onları toplayamayacağını, aynanın hep böyle kalacağını düşünüyor ve ağlıyordun  
|