Aşk Sevgi Sözleri
  Dini Konular
  dJ Yayın SaatLeRi
  dostLuk
  ErKek
  FaydaLi BiLgiLeR
  Fıkralar
  HikayeLeR
  isLam
  KadiN
  KomiK
  ProgramLar
  Radyo FrekansLaRi
  ReSimLer
  Rüya Tabirleri
  Sağlık
  Spor Haberleri
  Türkiyemiz
  Video Klipler 2010
  Vizyondaki Yeni Filmler
  Yemek TarifLeRi
  İlginç Konular
  İlginç Videolar
  Ünlülerin Frikikleri
  İnsan&hayat
  ŞiiRLeR
 


Okunma

163

Üretilen Kültür İnsan Tüketiyor

“Öncelikle kendimizin, sonra yakınlarımızın ve toplumumuzun tüketim kültürünün çaresiz, zavallı bir esiri, burnuna hırızma geçirilmiş bir sirk maymunu olmasını istemiyorsak, kendimiz olmaktan korkmamalıyız.”

Her çağın hayat tarzı zaman içinde hızlıca kendine özgü kavramlarını ortaya çıkarır. Bu kavramlar gelenek ve değişimin etkisiyle ortaya çıkmış hayat tarzlarının doğrultusunda bir anlam ifade ederken, bazıları da bambaşka anlamlara bürünebilir. Bu değişim bazen birilerinin isteğiyle kasti olarak meydana gelirken, bazen de kendiliğinden ortaya çıkabilir. “Popüler kültür” de bu tür farklı anlam ve tarz dünyasının en belirgin kavramlarından biridir. Özünde halka ait olan hayat biçimi, halkın kültürü, yerel kültür, özgün kültür gibi anlamlar içermesine karşın bu gün modernizmin ve kapital tüketim dünyasının bir ürünü olan “kitle kültürü” kavramıyla taban tabana yer değiştirmiş bir görünüm arz etmektedir. “Kitle kültürü” ise bilinçli olarak sanayinin ürettiği, tamamıyla tüketimi ön plana alan kitleleri tek tipleştiren kültürdür. (Burada kavramın ontolojisi ve etimolojisi üzerinde derinlemesine durmak, yazıdan beklenilenleri arka planda tutacağından yersiz olacaktır. Ancak okuyucuların en azından bu farklılığın farkında olması gerekir). Dolayısıyla özünde “popüler kültür” üzerine çok olumsuzluk atfedilecek bir kavram değildir.
Ancak bu gün popüler kültür, çoğunluk tarafından sevilen, herkes tarafından istenilen, herkes gibi yaşanılan anlamlarına gelmektedir. Bu haliyle özünde tüketme, herkes gibi olma, standart yaşama, özgünlükten ve kökten yoksunluk, yüzeysellik ve tamamen an’a odaklanan bir hayat tarzını ifade etmektedir. “Popüler olmak” herkesin istediği bir şey olurken, aslında geniş kitleler popüler olanın esiri durumuna gelmektedir. Nitekim herkesin popüler olma, tanınma, meşhur olma gibi bir şansı yoktur. Bu, kitlelere vaat edilen boş bir hayalden başka bir şey değildir. Üstelik tanınmak, meşhur olmak İslâm ahlakına ve edebine göre bir afettir. İnsanların kaçınması gereken, korkması kaçması gereken bir afettir. Ama bu gün hem zihinler hem dış görünüş itibariyle herkes bilinmek, görülmek, dinlenmen, en önemlisi de hükmetmek, iktidar sahibi olmak ateşiyle yanıp tutuşmaktadır.
Popüler kültür öyle bir afet ki, (bizi ilgilendiren yönüyle söylersek) İslâmi hayatın bir çok yönünü tam aksi istikamete çevirmiş ve bunu da zavallı Müslümanlara! kabul ettirmiştir. Sadece iki örnekle yetineceğim: Özünde açlık, sabır, tahammül, tevazu, gizlenme, kulluk olan Ramazan-ı şerif bu gün tüketim ayı, ziyafet sofraları, beslenme seansları, gösteriş sahnelerine dönüşmüştür. Özünde az yemek olan bir ayda nasıl daha çok yeriz hesabı yapılır hale gelinmiştir. İkinci çok daha çarpıcı bir örnek ise tesettürdür. Yine özünde kıymetli olanı örtmek, gizlemek, sakınmak, başkalarından korumak olan tesettür, bu gün modernizmin ürettiği türban ile alabildiğine çeşitlenerek, renklenerek, cafcaflı ve göz kamaştırıcı hale bürünüp, modası bile oluşturulmuştur. Böylece bu günün tesettürlüleri! Karşılarındakine âdeta “ben buradayım, bana bak, ben daha değerliyim, ben daha güzelim, bana dikkat et” mesajını en yüksek perdeden vermektedirler. İşte bütün bunlar popüler kültürün ruhlarımıza kadar işlediğinin ve ne yazık ki, nesnesi olanların da farkında bile olmadığı yıkımlardır. Gerçek bir tesettür mestureyi daha kıymetli yaparken, bugünün türbanlısı modaya uyarak kendisinin ne hale geldiğinin farkında mı acaba?

Modernizme Topyekun Meydan Okumaya Var mısın?
Popüler kültürün ortaya çıkışı bizim dışımızdaki bir medeniyetin ürettiği sosyal, kültürel ve ekonomik yapının hayat biçimine dayanır. Bu medeniyet Avrupa’nın 17. yüzyıldan itibaren ürettiği ve tarihin hiç bir döneminde görülmeyen azgın kapitalist hayat düzenidir. Bu hayat tarzı insanı insana kul eden, bir avuç burjuva ya da aristokrata diğer bütün insanların, hatta insanlığın kulluğuna dayanır. Bu azgın ve insan tabiatına kökten aykırı felsefe inanılmaz bir şekilde büyüyerek sanayi devrimini ve ardından da bu gün hepimizin bir anlamda esiri olduğu modernizmi, modern hayatı üretmiştir. Bu hayat bütün veçheleriyle sadece bize, İslâm dünyasına değil, diğer medeniyetlere ve kültürlere de aslında yabancı ve onları tehdit eder niteliktedir. Çünkü modern, modernizm, modernist olarak bize sunulanlar birilerinin yaşadığı, birilerinin beğendiği, tercih ettiği, sevdiği, zevk aldığı ve bu zevkini paraya, saltanata dönüştürme gayret ve zihniyetinin tezgahıdır. Bu azgın canavara dünyanın bütün halkları ve kültürleri kısmen direnç göstermişlerse de en uzun süreli olarak buna direnen Osmanlı Türkleri olmuştur.




 
Yorumlar

Rastgele Konular
Son Eklenenler
Bebek Uykusu, bebek beslenmesi, bebek sağlığı...
Ağrısız Doğum
Cilt Çatlakları
VazGectim
Denizli
Seni Seviyorum!.
19 Mayıs
BeŞiNCi MeVSiM
GidisLerin Serefine
Bir Adın KaLmalı Geriye

Design By KaaN